Kuran’daki İsa kimdir?

Bir peygamber/haberci mi yoksa daha yüce bir şey mi?

İsa’yı kim tanıyordu? Ve hangi tarihi kaynaklar güvenilirdir? O’nun söylediklerinin, yaptıklarının ve yaşananların görgü tanığı olan, yıllarca O’nun yolundan giden on iki öğrenci mi? Yoksa yüzlerce yıl sonra gelen, İsa’yı hiç tanımayan, hiçbir şeye tanık olmayan ama O’nun hakkındaki orijinal hikâyeyi değiştirenler mi?

Öğrencileri tarafından İsa olarak çağrılan İsa Mesih, kendisini kadim Mesih kehanetlerinin gerçekleştiricisi, dünyanın Kurtarıcısı, tüm insanlar için Tanrı’ya ve Jannah’a (Cennete) giden tek yol olduğunu iddia etti. Ve şöyle dedi:

“Kapı Ben’im. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur…” (Yuhanna 10, 9)

“Yol, gerçek ve yaşam Ben’im. Benim aracılığım olmadan Baba’ya kimse gelemez.”
(Yuhanna 14, 6)

“Seninle konuşan ben, O’yum (Mesih’im)” (Yuhanna 4, 26)

İsa’nın sözleri ve hayatı, öğrencilerine/havarilerine göre Matta, Markos, Luka, Yuhanna İncillerinde kaydedilmiştir. Bu dört otantik yazı aynı temel hikâyeyi anlatır ama her biri, hikâyeye içgörü ve detay katan benzersiz bir bakış açısına sahiptir. Eski zamanlardan çok az sayıda tarihi şahsiyetin yanı sıra İsa Mesih de bu İncillerde belgelenmiştir.

Yüzlerce yıl sonra üretilmiş, İsa’nın orijinal öyküsünü yeniden yazan, yeniden tanımlayan ve O’nun kim olduğunun ve kim olduğunu iddia ettiğinin önemini azaltan kutsal yazılar mevcuttur. Ancak bu sahte ve orijinal olmayan yazılar, İncil’deki kutsal yazıların bir parçası değildir. Kutsal Kitap yalnızca İsa’nın Tanrı Sözü olarak ilan ettiği eski peygamberlik yazılarını, dört orijinal İncil’i ve O’nun en yakın öğrencilerinin/havarilerinin aktardığı mektupları içerir.

İsa, gelecekte sahte peygamberlerin yükselişini önceden haber verdi ve uyarıda bulundu:

“Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.” (Matta 24, 11)

Öğrencileri/havarileri, İsa ve Müjde hakkında sahte vaazlara karşı şiddetle uyarıda bulundular:

“İster biz, ister gökten bir melek size bildirdiğimize ters düşen bir müjde bildirirse, lanet olsun ona!” (Gal. 1, 8)

O öldü mü? Ölümden dirildi mi?

Elçi Pavlus, öğrencilerinin yanı sıra ölümden dirilişinden sonra İsa ile karşılaşan 500’den fazla tanığa atıfta bulunur. Bunların çoğu 25 yıldan fazla yaşadı ve dirilişe tanıklık edebilir/doğrulayabilirlerdi (1.Korintliler 15,6). Çarmıha gerilmeyi yürüten Romalılar da dahil olmak üzere birçok kişi İsa’nın çarmıhta ölümüne tanık oldu. Ayrıca, o zamana ait bağımsız tarihi kaynaklar (Josephus ve Tacitus), İsa’nın Roma valisi Pontius Pilatus’un yönetiminde öldüğünü/çarmıha gerildiğini doğrulamaktadır.

İsa kendisini insanoğlu olarak adlandırdı ve gerçekleşmesinden çok önce kendi ölümünü ve dirilişini bildirdi:

“İnsanoğlu, insanların eline teslim edilecek ve öldürülecek, ama üçüncü gün dirilecek” dedi. (Matta 17, 22-23)

Mesih/Kurtarıcı olarak yaşamı, ölümü ve dirilişi de yüzlerce yıl önce Musa’nın Yasasında, Peygamberlerin yazılarında ve Mezmurlar’da önceden bildirilmiş ve kaydedilmiştir. İsa’dan yaklaşık 700 yıl önce yaşamış olan ve O’nun çektiği ızdırabın amacını şu sözlerle önceden bildiren/açıklayan peygamber Yeşaya’yı örnek olarak verebiliriz (orijinalinden sadece kısa bir alıntı):

“Günahlarımız için yaralandı ve eziyet çekti. Biz esenlik bulalım diye dövüldü. Kırbaçlandı ve biz şifa bulduk! Hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık. Kendi yolumuzu takip etmek için Tanrı’nın yollarını bıraktık. Yine de Rab hepimizin suçunu ve günahlarını ona yükledi.” (Yeşaya 53, 4-6)

Ölümünden ve dirilişinden sonra, İsa Mesih öğrencilerine şu sözleri söyledi:

“Daha sizlerle birlikteyken, ‘Musa’nın Yasası’nda, peygamberlerin yazılarında ve Mezmurlar’da benimle ilgili yazılmış olanların tümünün gerçekleşmesi gerekir’ demiştim.” Bundan sonra Kutsal Yazılar’ı anlayabilmeleri için zihinlerini açtı. Onlara dedi ki, “Şöyle yazılmıştır: Mesih acı çekecek ve üçüncü gün ölümden dirilecek; günahların bağışlanması için tövbe çağrısı da Yeruşalim’den başlayarak bütün uluslara O’nun adıyla duyurulacak. Sizler bu olayların tanıklarısınız.” (Luka 24, 44-48)

Cennete (Jannah) açık kapı!

İsa’nın çarmıhta yaptığı fedakârlık sadece Hristiyan kökenli insanlar için değil, aynı zamanda geçmişi ne olursa olsun tüm insanlar için geçerlidir. O, bizim için Tanrı’ya dönüş yolunu yapmak üzere, günahlarımız için öldü, çünkü günahlarımız bizi Tanrı’dan ayırıyor. (örneğin; bencillik, ahlaksızlık, nefret, anlaşmazlık, kıskançlık, bencil hırs, çekişme, kıskançlık, rekabet, nezaketsizlik vb.)

Tanrı kutsaldır ve hiçbir günahkâr O’nun krallığına/Cennetine giremez. Ama bize olan sevgisinden dolayı, Tanrı tüm suç ve günahlarımızı İsa’ya yükledi ve Cennet’e kimsenin kapatamayacağı bir kapı açtı. Günahsız olan ve dolayısıyla bizi günahlarımızdan kurtarabilecek ve cezamızı çekebilecek tek kişi olan İsa, bir insan olarak dünyaya gelmeye ve Tanrı’nın önünde kurbanlık kuzumuz olmaya istekliydi. İsa Mesih çarmıhta başardıklarını hepimiz için yaptı.

“Tanrı, günahı bilmeyen Mesih’i bizim için günah sunusu yaptı. Öyle ki, Mesih sayesinde Tanrı’nın doğruluğu olalım.” (2. Korintliler 5, 21)

“O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır” (1.Yuhanna 2, 2)

“Böylece Mesih İsa’ya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.” (Romalılar 8,1)

Tanrı’nın insanların günahı için kabul ettiği tek kurban, İsa’nın çarmıhtaki ölümüdür. Ve Tanrı, üçüncü gün İsa’yı ölümden dirilterek bu kurbanı kabul ettiğini bildirdi. İsa’nın Kurtarıcı olduğuna iman etmek, kişiyi yüzde yüz aklar. Tanrı sizden istediğini, İsa’nın kurban edilmesi aracılığıyla size karşılıksız bir armağan olarak verdi.

Tek Yol!

İsa, Cennete (Jannah) giden tek yoldur. Başka yol yoktur, girilecek başka kapı yoktur. İnsana yakışır bir hayat yaşayabilir, dua etmek, hayır işlerinde bulunmak, fakirlere yardım etmek ve yasalara elinizden geldiğince uymak gibi pek çok iyi işler yapabilirsiniz ancak bunlar, öldüğünüzde sizi Cennete (Jannah) götürmez. Yaptığınız iyi işler kötü işlerden çok daha ağır basıp dışarıdan bakınca gayet iyi görünse bile, zihninizde ve yüreğinizde yine de günah olacaktır. Kurtarıcınız olarak İsa olmadan kendinizi Tanrı’nın önünde aklayamayacak veya günahlarınızın bağışlanmasını sağlayamayacaksınız. Bir günahkâr olduğunuzu ve günahlarınız için İsa’nın kefaretine ihtiyacınız olduğunu kabul etmelisiniz.

Tanrı önünde aklanmak, yapacaklarınız veya başarabilecekleriniz değil, İsa’nın sizin için yaptıkları ve başardıklarıdır. Geçmişte ne kadar iyi ya da kötü olduğunuz ya da ne yaptığınız ile ilgili değildir. İsa’ya gelebilir ve sadece olduğunuz gibi kurtuluşa kavuşabilirsiniz. Bu basit bir inanç seçimi olup ne olursa olsun bu seçime bağlı kalma meselesidir.

“ İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrı’nın armağanıdır. Kimsenin övünmemesi için iyi işlerin ödülü değildir” (Efesliler 2, 8,9)

“Başka hiç kimsede kurtuluş yoktur. Bu göğün altında insanlara bağışlanmış, bizi kurtarabilecek başka hiçbir ad (İsa) yoktur.” (Elçilerin İşleri 4, 12)

İsa’yı Kurtarıcı olarak kabul edenlerin yanlış olandan yüz çevirmeleri ve daha çok İsa gibi olmaları da Tanrı’nın isteğidir. Ancak aklanma ve kurtulma niyetiyle değil, çünkü bunu kendi başınıza başaramazsınız ve bu size zaten karşılıksız bir armağan olarak verildi. Hak etmediğiniz halde ve herhangi bir talep veya koşul olmaksızın sizi kurtaran Tanrı’ya ve İsa’ya şükranla kurtuldunuz.

İsa’yı Kurtarıcınız olarak Kabul Edin

İsa’yı Kurtarıcınız olarak kabul etmek, dua yoluyla ifade edebileceğiniz bir seçimdir. Dua etmek en yalın haliyle İsa ile konuşmaktır. O sizi tanıyor. Aşağıdaki duayı okumanızı öneririz:

“Sevgili İsa! Hayatımda yanlış yaptığım şeyler için üzgünüm. Senden af diliyorum. Beni günahlarımdan özgür kılmak için çarmıhta öldüğün için teşekkür ederim. Lütfen hayatıma gir ve beni Kutsal Ruhunla doldur ve sonsuza kadar benimle ol. Teşekkürler İsa, Amin.”

Bu dua kalbinizin arzusu mu?
Cevabınız evet ise, sizi dua etmeye davet ediyoruz
ve İsa’nın vaatlerine göre,
O sizin hayatınıza girecektir.

Hiç vaftiz edilmediyseniz, bir pastör veya Hristiyan topluluğuyla iletişime geçmenizi ve Rab İsa’nın adıyla vaftiz edilmenize izin vermenizi öneririz. Yazıldığı gibi:

“Tövbe edin, her biriniz İsa Mesih’in adıyla vaftiz olsun. Böylece günahlarınız bağışlanacak ve Kutsal Ruh armağanını alacaksınız.” (Elçilerin İşleri 2, 38)

Kutsal Ruh

İsa, bu dünyayı terk edip Babasına döndüğünde, kendisine tanıklık edecek ve O’na inananların içinde yaşayacak olan Kutsal Ruh’u / Gerçeğin Ruhu’nu göndereceğine söz verdi:

“ Baba’dan size göndereceğim Yardımcı, yani Baba’dan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek.” (Yuhanna 15, 26-27)

Ve Kutsal Ruh, İsa’nın göğe yükselmesinden on gün sonra, Pentikost gününde geldi:

“Pentikost Günü geldiğinde bütün imanlılar bir arada bulunuyordu. Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu. Ateşten dillere benzer bir şeylerin dağılıp her birinin üzerine indiğini gördüler. İmanlıların hepsi Kutsal Ruh’la doldular, Ruh’un onları konuşturduğu başka dillerle konuşmaya başladılar.” (Elçilerin İşleri 2, 1-4)

İsa’nın öğrencilerine verdiği son talimat misyonerlik göreviydi:

“Gökte ve yeryüzünde bütün yetki bana verildi. Bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin; onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla vaftiz edin; size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin. İşte ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim.”
(Matta 28, 18-20)

"Arayın, Bulacaksınız”

İsa, O’nu arayıp O’na dua eder ve O’nun sözlerini okursanız onu bulacağınıza dair söz verdi:

“Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır. Çünkü her dileyen alır, arayan bulur, kapı çalana açılır.”
(Matta 7, 7-8)

“ Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur.” (Yuhanna 8, 12)

“ Benden ötürü sendeleyip düşmeyene ne mutlu!” (Luka 7, 23)

İsa’nın aşağıdaki sözleri Müjde’yi (İncil’i) özetlemektedir. Buna “küçük Kutsal Kitap” denir:

“Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu’nu verdi. Öyle ki, O’na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun.”   (Yuhanna 3,16)

İsa çarmıha gerildiğinde, onunla birlikte iki suçlu da çarmıha gerildi. İçlerinden biri dedi ki:
“Sen Mesih değil misin? Haydi, kendini de bizi de kurtar!” diye küfretti. Ne var ki, öbür suçlu onu azarladı. “Sende Tanrı korkusu da mı yok?” diye karşılık verdi. “Sen de aynı cezayı çekiyorsun. Nitekim biz haklı olarak cezalandırılıyor, yaptıklarımızın karşılığını alıyoruz. Oysa bu adam hiçbir kötülük yapmadı.” Sonra, “Ey İsa, kendi egemenliğine girdiğinde beni an” dedi. İsa ona, “Sana doğrusunu söyleyeyim, sen bugün benimle birlikte cennette olacaksın”.
(Luka 23, 39-43)

İsa ve yaşamının amacı, ölümü ve dirilişi hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız, başlangıç noktası olarak şunu öneriyoruz: Yuhanna’ya göre Müjde (İncil) ve ardından Kutsal Kitap’taki Elçi Pavlus’un Romalılara mektubu. Rab’bin lütfu ve bereketi sizinle olsun.

Daha fazlası – Arapça web sitesi: https://cmaa.us/